COvid-19 dan korunmak için Vitamin D nin rolü

 

  • Birkaç çalışma, D vitamini eksikliğini koronavirüs enfeksiyonu ve daha şiddetli COVID-19 ile ilişkilendirmiştir.

  • Uzmanlar, D vitamini takviyesi kullanımının COVID-19 semptomlarına karşı korunmaya yardımcı olup olmayacağını araştırıyorlar.

  • Bu çalışmaların sonuçlanmasını beklemeden bile D vitamini takviyesi almayı düşünmek için iyi nedenler var.

 

 

Henüz kullanım için onaylanmış hiçbir koronavirüs aşısı olmadığından, birçok insan bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücudun COVID-19 ile mücadelesine yardımcı olmak için vitaminlere ve diğer takviyelere yöneliyor. Sosyal medyadaki pek çok gönderi, bu takviyeleri kişisel koronavirüs kalkanları olarak tanıtırken, Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü direktörü Dr. Anthony Fauci, geçen ay “sözde bağışıklık artırıcı takviyelerin” çoğunun aslında “hiçbir şey yapmadığı” konusunda uyardı. Bununla birlikte, bağışıklık sistemi için yararlı olabilecek bir takviye mevcut,  “güneş ışığı vitamini” olarak da bilinen D vitamini.Oyuncu Jennifer Garner ile Instagram Live röportajında ​​Fauci, “D vitamini eksikliğiniz varsa, bu enfeksiyona yakalanma olasılığını arttırıyor” dedi. “Bu yüzden D vitamini takviyesi almayı tavsiye etmekten çekinmiyorum ve bunu kendimde yapıyorum.”Fauci, sadece COVID-19 hakkında değil, D vitamininin bağışıklık sistemini desteklemedeki genel rolünden – özellikle de bu vitaminin eksik olduğu insanlar için bu takviyenin faydalarından bahsediyordu.Şu anda Ulusal Sağlık Enstitüleri, D vitamininin COVID-19’u önleyebileceğini veya tedavi edebileceğini gösteren yeterli kanıt olmadığını söylüyor.Ancak bilim insanlarının, D Vitamininin ve diğer takviyelerin koronavirüse karşı faydalarını araştırdıklarına dair yeterli kanıt var.

Vitamin D eksikliğinin Covid 19 ile bağlantısı

Önceki araştırmalar , D vitamininin COVID-19 dışındaki solunum yolu enfeksiyonları riskini azalttığını gösterdi. Bu vitaminin bulunan faydaları bu çalışmalar arasında oldukça farklıydı, ancak D vitamini takviyesi, D vitamini eksikliği olan kişiler için daha faydalı görünüyordu. Daha yeni araştırmalar, D vitamini eksikliğinin koronavirüs enfeksiyonu riskini ve COVID-19 şiddetini artırabileceğini düşündürmektedir. Örneğin, bazı araştırmalar , ekvatordan daha uzak ülkelerde COVID-19 ölümlerinin daha yüksek olma eğiliminde olduğunu gösteriyor ve bunuda bu ülkelerde kış aylarında güneş ışığının azalması nedeniyle oluşan D vitamini eksikliği ile bağlantılıyor. New York Mount Sinai Icahn Tıp Fakültesi nörobilim bölümünden Yrd.Doç.Nicole Avena, “Güneş ışığına maruz kalarak D vitamini yapıyoruz ve soğuk aylarda insanlar az güneş aldıkları için D vitamince yetersiz kalabilir” diyor. Daha kuzeydeki enlemlerde COVID-19 vakalarının daha fazla sayıda olmasının nedeni birçok faktör olabilir. Ancak geçen ay JAMA Network‘ta yayınlanan bir çalışma, sağlıklı bir bağışıklık sistemi için D vitamininin önemini vurguluyor. Chicago Medicine Üniversitesi  tıp profesörü olan Dr. David Meltzer, “Çalışmamızda, daha düşük D vitamini seviyelerine sahip hastaların COVID-19 pozitif çıkma olasılığı daha yüksekti” dedi. Bu eğilim, COVID-19’u kötüleştirebilecek ve daha düşük D vitamini seviyelerine bağlı diğer faktörleri – yaş, obezite, diğer tıbbi durumlar – kontrol etmeye çalıştıklarında hala devam etti. Diğer çalışmalar, COVID-19 teşhisi konan düşük D vitamini seviyelerine sahip hastaların daha kötü sonuçlara sahip olma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Buna benzer bir çalışma geçen ay PLoS ONE‘da yayınlandı. Araştırmacılar, D vitamini eksikliği olan ve COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırılan kişilerin şiddetli semptomlara sahip olma veya COVID-19’dan ölme olasılığının daha yüksek olduğunu buldular.Ancak tüm araştırmalar D vitamini ve COVID-19 arasındaki bağlantıyı desteklemiyor. Bu yılın başlarında Diyabet ve Metabolik Sendrom: Klinik Araştırmalar ve İncelemeler ‘de yayınlanan bir İngiltere biyobank çalışması, D vitamini seviyeleri ile koronavirüs enfeksiyonu arasında hiçbir bağlantı bulamadı. Ancak Meltzer ve meslektaşları, makalelerinde araştırmacıların COVID-19 testinden 14 yıl öncesine kadar D vitamini seviyelerini ölçtüğünü ve o zamandan beri insanların D vitamini tedavisi edilip edilmediğine bakmadıklarını belirttiler. Bunun, D vitamini seviyeleri ile koronavirüs enfeksiyonu arasında gözlenen bağlantıyı zayıflatmış olabileceğini yazdılar.Bilim adamları ayrıca, her ikisi de soğukla ​​mücadele faydaları için lanse edilen çinko ve C vitamini dahil olmak üzere COVID-19 için potansiyel tedaviler olarak diğer besinleri de göz önünde bulunduruyorlar. Bir çalışmada, İspanya’dan araştırmacılar, düşük çinko seviyesine sahip hastaların COVID-19’dan ölme olasılığının daha yüksek olduğunu bildirdi.Sonuçları geçen hafta Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Bulaşıcı Hastalıklar Derneği (ESCMID) Koronavirüs Hastalığı Konferansı’nda sunuldu. Bu araştırma hakem tarafından gözden geçirilmedi, bu nedenle biraz dikkatle incelenmelidir.

Çalışmalar D vitamininin faydalarını inceliyor 

Tüm bu çalışmalar gözlemseldir, yani araştırmacılar insanları farklı tedavilere atamak yerine zaman içinde insanlar hakkında veri topladılar. Bu, D vitamini ile COVID-19 arasında bir neden-sonuç ilişkisi göstermeyi imkansız kılıyor.İhtiyaç duyulan şey, klinik araştırmanın “altın standardı” olan rastgele seçilmiş kontrollü araştırmalardır (RCT’ler). Bunlardan bazıları zaten uygulanma aşamasındadır.İspanya’da yapılan bir çalışmada  araştırmacılar, COVID-19 ile hastaneye kaldırılan 50 kişiye aktif bir D vitamini formu olan kalsifediyol verdiler. 26 hastadan oluşan başka bir grup D vitamini almadı.Tüm hastalar eşit olarak hidroksiklorokin ve azitromisin ile tedavi edildi. D vitamini ile tedavi edilen hastalardan yalnızca biri yoğun bakım ünitesine girerken, D vitamini tedavisi görmeyen hastaların yarısı yoğun bakım ünitesine girdi . Meltzer, ” Çalışmada bazı eksikler var – çok büyük bir çalışma değil, gruplar arasında bazı küçük dengesizlikler var – ama oldukça etkileyici,” dedi. Bu çalışma, halihazırda COVID-19’u olan kişileri tedavi etmek için D vitamini kullanırken, Meltzer, besinin insanları hastaneden uzak tutmada eşit derecede işe yarayabileceğini söylüyor.”Bir olasılık, D vitamini  COVID-19’u engelleyemiyor olabilir,” dedi, “ancak enfekte kişilerin çok minimal semptomlarla COVID-19’u geçirerek,teste bile gerek duyulmadan atlatmalarına neden oluyor.”Bunun doğru olup olmadığını bilmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Chicago Üniversitesi’nde başlayan iki rastgele seçilmiş kontrollü çalışma bazı cevaplar verebilir. Her ikisinde de insanlar D vitamini ile tedavi edilecek ve koronavirüse yakalanıp yakalanmadıkları ve semptomlarının ne kadar şiddetli olduğunu görmek için takip edilecekler.Bir çalışma sağlık çalışanlarına odaklanıyor. Bir diğer çalışma ise, hem D vitamini eksikliği yüksek olan hem de COVID-19 için yüksek risk altında olan Siyah ve Hispanik insanlara odaklanıyor. Cleveland Clinic’te araştırmacılar, C vitamini veya çinkonun veya ikisinin kombinasyonunun COVID-19 semptomlarının süresine olan etkisini görmek için bir çalışma başlattılar. Hastalardan COVID-19 pozitif olanlara bu takviyeler verilecek. Bu çalışmalardan elde edilen sonuçların ne kadar kısa sürede elde edilebileceği, araştırmacıların insanları çalışmalara ne kadar çabuk kaydettirebileceğine bağlıdır. Meltzer, araştırma gönüllülerinin COVID-19 araştırmasının başarısı için gerekli olduğunu söylüyor.”Klinik deneylere girebilen insanlar topluma muazzam bir hizmet veriyor” dedi.Meltzer, D vitamininin potansiyel faydaları konusunda ümitli olsa da, rastgele seçilmiş kontrollü araştırmalar bitene kadar çok emin olunamayacağı konusunda uyarıyor.”Bu, gardımızı düşürmemiz veya yaptığımız diğer şeylerin hiçbirini yapmamamız gerektiği anlamına gelmez,” diyerek ekliyor “D vitamini aldığım için maske takıp her şeyin yoluna gireceğini düşünerek büyük bir partiye gitmeyi düşünmezdim.”

D vitamini desteği almalı mıyız? 

Çalışmalar henüz sonuçlanmamış olsa bile, D vitamini takviyesi almayı düşünmek için iyi nedenler var.Meltzer, “Amerikalıların büyük çoğunluğu D vitamini eksikliği yaşıyor ve muhtemelen çok düşük bir riskle mütevazı bir D vitamini takviyesinden faydalanabilirler” dedi. Amerika Birleşik Devletleri’nde, yetişkinlerin tahmini yüzde 41’i D vitamini eksikliği yaşıyor. Daha koyu tenli insanlar daha büyük risk altındadır – İspanyolların yüzde 63’ü ve koyu tenlilerin yüzde 82’si düşük D vitamini seviyelerine sahiptir.Diğer faktörler, yaş, sınırlı güneşe maruz kalma, obezite ve bazı tıbbi durumlar dahil olmak üzere D vitamini eksikliği riskini artırır.Avena, gıdalardan yeterince D vitamini almanın zor olduğunu söylüyor. “Öyleyse bir takviye almanız tavsiye ediliyor,” diyor, “ancak her zaman önce doktorunuza danışın.” Diye ekliyor.Meltzer, günde 4.000 IU D vitamini aldığını söylüyor. Ulusal Sağlık Enstitüleri, bunun insanların büyük çoğunluğu için güvenli olanın üst sınırı olduğunu söylüyor. Avena, “Doktorunuzun izni olmadan günde 4.000 IU’dan fazla D vitamini tüketmeyin” diyor. “Bu doz güvenli üst sınırlarını aşıyor.” Ekliyor. Daha büyük dozlar toksik olabilir ve sadece tıbbi gözetim altında alınmalıdır.Avena, çinkonun soğuk algınlığı semptomlarını hissettiğinizde de yardımcı olabileceğini söylüyor. Soğuk algınlığı semptomlarınız varken, ancak 1 haftayı geçmemek kaydıyla her 2 saatte bir 13.3 miligram ile 23 miligram arasında çinko almanızı öneriyor. Bu, reçetesiz satılan takviyelerde ve pastillerde bulunan dozdur.D vitamini gibi, çinkonun COVID-19 semptomlarını azaltıp azaltmayacağını henüz bilmediğimiyi ekliyor. Çoğu insan gıda kaynaklarından yeterince çinko alırken, bazı gruplar – vejeteryanlar, gastrointestinal hastalıkları olan kişiler, alkolü çok kullanan kişiler – daha yüksek çinko eksikliği riski altındadır ve bir takviye almayı düşünmeleri gereklidir.

Önemli Açıklama: Bu yazı, healthline.com sitesinden alınıp tercüme edilmiştir. Bu yazının içeriğiyle ilgili Habit Gıda AŞ’nin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu yazı sadece bilgilendirme amaçlı, İngilizceden Türkçe’ye çevrilmiş olup, hiçbir şekilde sağlık tavsiyesi vermesi için hazırlanmamıştır. Bu yazı dolayısıyla okuyucularda oluşabilecek sağlık sorunlarından Habit Gıda A.Ş. hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Okuyucular bu yazının içeriğiyle ilgili kendi sağlık durumlarına göre doktorlarına danışmadan herhangi bir eylemde bulunmamalıdır.  Sağlığınızla ilgili her türlü konuda doktorunuza danışmanız gerekmektedir.