Ellerimizi Yıkarken Yaptığımız 8 Hata: Ellerimizi Doğru Yıkama İpuçları

*Bu yazı, Dr Axe, Food is Medicine adlı siteden alınıp tercüme edilmiştir. Bu yazının içeriğiyle ilgili Habit Gıda AŞ’nin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. bu yazı sadece bilgilendirme amaçlı olup, İngilizceden Türkeye çevrilmiş olup, hiçbir şekilde sağlık tavsiyesi içermemektedir. Bu yazı dolayısıyla okuyucularda oluşabilecek sağlık sorunlarından Habit Gıda AŞ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Okuyucular bu yazının içeriğiyle ilgili kendi sağlık durumlarına göre doktorlarına danışmadan herhangi bir eylemde bulunmamalıdır.  Sağlığınızla ilgili her türlü konuda doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Ellerimizi Yıkarken Yaptığımız 8 Hata: Ellerimizi Doğru Yıkama İpuçları*

Facebook’ta bir kadının el kurutma makinesiyle yaşadığı kötü tecrübenin hızla yayılmasıyla, kendi kendime ellerimizi hand washingnasıl temiz tutarız diye düşünmeye koyuldum. ‘Daha önce ellerimi nasıl yıkamalıyım diye hiç düşünmedim’ dediğinizi duyar gibiyim. Bu tamamen içgüdüsel ve gayet normal bir durum. Ancak, maalesef klasik el yıkama alışkanlığımızın altında birçok gizli tehlike yatıyor.

Ellerinizi yıkama şekliniz gripten korunmak ile o korkunç virüse yakalanma riski arasındaki ince çizgiyi oluşturuyor. Her zaman söylediğim gibi, gripten korunmayı bilmek, bu hastalığın en doğal çaresi de aynı zamanda. İşte sizi mikroplardan koruyacak doğru el yıkama yöntemleri. Bu yöntemlerin en güzel yanı, hiçbir toksik kimyasal içermiyor olması.

El Yıkamak Nasıl İşe Yarıyor?

Her gün defalarca ellerimizi yıkasak da, ellerimizi en iyi nasıl yıkarız sorusu pek de kafa yormadığımız bir mesele açıkçası. El yıkamada asıl amaç hastalıklara sebep olan bakteri ve virüsler gibi patojenlerden kurtulmak olmalı.

El yıkamanın grip, ishal ve solunum yolları enfeksiyonları gibi birçok hastalığı önleme ve görülme sıklığını azaltmada etkili olduğu söyleniyor. El yıkamanın saymakla bitmeyen faydalarını UNICEF Sudan temsilcisi Geert Cappelaere şu sözlerle ifade ediyor: “Yemekten önce ve tuvaletten sonra el yıkamayı yerleşmiş bir alışkanlık haline getirmenin hayat kurtarmadaki rolü, aşı veya herhangi bir tıbbi müdahaleden çok daha büyük olabilir. El yıkama alışkanlığı ishale bağlı ölümleri neredeyse yarıdan fazla azaltırken, solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı ölümlerin dörtte bir oranında azalmasını sağlıyor. (1)

El yıkamanın etkisi sabun kullanıp kullanmamanıza, kullandığınız sabun türüne, suyun sıcaklığına, ellerinizi nasıl ve ne kadar süre ovduğunuza ve ellerinizi kurutma şekline göre değişkenlik gösterebiliyor. Bilimsel olarak desteklenmiş el yıkama yöntemlerini öğrenmek ve el yıkarken yaptığımız yanlışlardan kaçınmak istiyor musunuz? Gelin temel noktalara birlikte göz atalım!

En Sık Yapılan 8 El Yıkama Yanlışı

El yıkamayı tam anlamıyla bildiğinizi mi düşünüyorsunuz? Görünen o ki bazen el yıkarken farkına varmadan ciddi hatalar yapabiliyor, ellerimizi sabun kullanmadan önceki halinden daha fazla mikropla baş başa bırakabiliyoruz. İşte size sıkça yapılan el yıkama yanlışları ve bunlardan korunma yolları.

  1. Antibakteriyel Sabun Kullanmak

Bazı antibakteriyel sabunlar aldatıcı olabiliyor. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) göre, antibakteriyel sabunların normal sabun ve suyla yapılan temizliğe kıyasla hastalıkları önlemede daha etkili olduğuna dair yeterli bir kanıt yok. Yine de çoğu kimse, aile bireylerini hijyen açısından güvende tutmak amacıyla bu tür sabunları kullanıyor. Aslına bakılırsa antibakteriyel sabunların normal sabunlardan bir farkı yok. Hatta antibakteriyel ürünlerin uzun süreli kullanımda bazı negatif etkileri de olabiliyor. (2)

FDA, antibakteriyel sabunların içindeki maddelere yönelik birtakım önlemler de almış durumda. 2016 yılının Eylül ayında, bu tür sabunlarda kullanılan triklozan gibi bazı maddeler İlaç Dairesi tarafından yasaklandı. Ancak, halen reçetesiz satılan birçok sabunda zararlı antibakteriyel kimyasal ürünler bulunuyor. Bu maddelerden bazılarının cilde zarar verdiği, alerjiden ciddi cilt, göz ve solunum problemlerine kadar birçok soruna yol açtığına dair veriler de mevcut. Hatta kullanılan bazı antibiyotik içerikli maddelerin antibiyotik direncine de sebep olduğu biliniyor. Daha doğru bir ifadeyle, ne kadar antibakteriyel sabun kullanırsak, mikroplar da ölçüde bizi alt etmeyi öğreniyorlar.

‘Peki, antibakteriyel sabun yerine ne kullanalım?’ dediğinizi duyar gibiyim. Ben zeytinyağlı sabun kullanıyorum. Zeytinyağlı sabunun içinde hindistancevizi, zeytin ve kenevir yağı bulunuyor. Yine, avokado, badem ve ceviz yağı da içerebiliyor. Bu nedenle, herhangi bir kimyasal madde bulunmayan zeytinyağlı sabunu gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.

  1. Kalıp Sabun Kullanmak

Hastalığa yol açan organizmalar kullanım esnasında ve sonrasında kalıp sabun üzerinde gizlenebiliyor. (3) Bu konuda kısıtlı bir araştırma, sabunda bulunan bakterilerin kullanıldığında ele bulaşma durumunun olmadığına işaret ediyor. (4) Kolombiya Üniversitesi Mailman Halk Sağlığı Okulu Hemşirelik Fakültesi Yardımcı Dekanı ve Araştırmacı Epidemiyoloji Profesörü Elaine L. Larson, konuya şu şekilde açıklık getiriyor: (5)

“Kalıp sabunun çok küçük bir parçasında bile bakteriler oldukça rahat yaşayabilirler. Fakat yapacağınız birkaç basit şeyle (belki de yapıyor olduğunuz) mikroplardan korunmak mümkün. Sabunu yapışkan mikroplu bölgeden arındırmak için, onu akan suyun altında köpürtmeden önce yıkayıp temizleyin. Sabunun her zaman kuru kalmasına özen gösterin. Böylelikle, ilk etapta bakterilerin üremesine elverişli nemli ortamı da yok etmiş olursunuz.  Zaten ellerinizi yeterince uzun yıkadığınız takdirde sabundaki bakteriler de doğal olarak yok olacaktır.”

Buna rağmen, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), hijyen açısından sıvı sabun kullanımı konusunda ısrarcı. Bu durumda kullanacağınız sıvı sabunun zararlı kimyasallar içermediğinden emin olmanız yeterli.

  1. Doldurulabilir Sıvı Sabunluk Kullanmak

Araştırmacılara göre, umumi tuvaletlerde kullanılan ve büyük şişelerden tekrar tekrar doldurulabilen sıvı sabunluklar, bunları kullanan kimselerde bakteri seviyesini 26 kat artırıyor. (6) Ancak, yeniden doldurulabilir tüm sabunluklar için aynı durum söz konusu değil. Aynı çalışmada, yeniden doldurabilen sabunluklar kapalı olanlarıyla değiştirildiğinde bakterilerin de azaldığı görülmüştür. Her ihtimale karşı, seyahatiniz boyunca zeytinyağlı sabununuzu yanınızda taşımak belki de en güvenilir seçenek. Böylelikle, umumi tuvaletlerdeki antibakteriyel maddelerden de uzak kalmış olursunuz.

  1. Su Sıcaklığını Doğru Ayarlamamak

Araştırmalar, elinizdeki mikropları öldürmek için sıcak su kullanmanızın gerekli olmadığını söylüyor. (7) “Journal of Food Protection” isimli dergide yayınlanan bir araştırma ellerinizi 15, 27 veya 38 derece farklı farklı sıcaklıklarda yıkamanın arasında pek de fark olmadığını gösteriyor. Ellerinizi ılık ya da sıcak suyla yıkamanızın temizlik açısından negatif bir etkisi bulunmuyor. Aksine, sıcak suyla yıkamak cildinizi tahriş edebileceği gibi iklim değişikliğini de dolaylı olarak olumsuz yönde etkiliyor. Madem öyle, hem kendinize hem de dünyamıza bir iyilik yapın ve sıcak suyu kapatın!

  1. Her Zaman El Kurutma Makinesi Kullanmak

Umumi bir tuvalette ellerini yıkayan hemen hemen herkesin başına gelir. Ellerini kurutmak için el kurutma makinesi veya kâğıt havlu arasında bir tercih yapmak. Temizlik ve hijyen açısından kıyasladığımızda kâğıt havlunun açık ara farkla önde olduğunu görüyoruz. 2005 yılında yapılan bir çalışmaya göre kâğıt havlu kullanmak eldeki bakterileri yüzde 24 oranında azaltırken, sıcak kurutucular bakterilerin yüzde 12 oranında artmasına yol açıyor. (8)

Londra Westminster Üniversitesi’nde 2008’de yürütülen bir çalışma daha çarpıcı sonuçlar ortaya çıkarıyor. Buna göre, sıcak el kurutma makineleri parmaklardaki bakterileri yüzde 194, avuç içindekileri ise yüzde 254 oranında artırıyor. Hızlı el kurutma makinelerinde ise parmak uçlarındaki bakteriler yüzde 42, avuç içindekiler ise yüzde 15 oranında artış gösteriyor. Yine aynı çalışma, ellerimizi kâğıt havluyla kurulamamız halinde parmaklardaki bakterilerin ortalama yüzde 76, avuç içinde de yaklaşık yüzde 77 oranında azaldığını gösteriyor. (9) Tabii burada, bahsettiğimiz verilerin Avrupa Kâğıt Mendil Sempozyumu’nda (ETS) paylaşıldığını akılda tutmakta fayda var.

Siz de hep el kurutma makinesini tercih edenlerden misiniz? Korkmayın, yalnız değilsiniz. El kurutma makineleri son zamanlarda çevresel konularda farkındalığın da artmasıyla birlikte epey popüler oldu diyebiliriz. Yalnız, bu makinelerin de çevre dostu olup olmaması kullandığınız cihaza göre farklılık gösteriyor. Standart el kurutma makineleri, geri dönüşümlü kâğıt havlu ve pamuk rulo havlulara kıyasla çevreye %100’den de fazla zararlı olabiliyor. Yüzde yüz işlenmemiş maddeden üretilen standart el kurutma makineleriyle diğer el kurutma cihazlarının çevresel etkisi de hemen hemen aynı. Ancak, test edildiğinde son teknoloji ürünü jet el kurutma makinelerinin çevresel etkisinin en az seviyede olduğu da biliniyor. (10)

Kâğıt havlu kullanırken çevreye verdiğiniz zararı en aza indirmek istiyorsanız, ellerinizi yıkadıktan sonra tek bir parça havluyla yetinmeyi alışkanlık haline getirin. İnanın, ellerinizi kurulamak için dört tane havlu kullanmanıza hiç gerek yok. Bunu Joe Smith TED’teki “Tek Parça Kâğıt Havlu Kullanmak: Sihirli Adımlar?” başlıklı konuşmasında şu şekilde özetliyor:

  1. Ellerinizi 12 kez silkeleyin.
  2. Kurulamadan önce havluyu ikiye katlayın.
  3. Hepsi bu kadar!
  4. Aceleci Olmak

İnsanlar ortalama olarak ellerini 6 saniyede yıkıyorlar. Bu da olması gerekenin çok çok altında bir süre. (11) Bir çalışmaya göre, ellerinizi 10 saniye boyunca ovalamak neredeyse daha uzun süreli bir yıkama kadar etkili oluyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi ise ellerimizi en az 20 saniye boyunca yıkamamız gerektiğini söylüyor. Uygun süreyi ayarlamak için ‘İyi ki Doğdun’ şarkısını baştan sona iki kez söylemeniz yeterli. Kendi kendinize banyoda şarkı söylemek ilk başta çocuksu gelse de zamanla bunun gerçekten işe yaradığını göreceksiniz. (12)

  1. Sabunu Köpürtmeden Kullanmak

Ellerinizi yıkarken sabunu köpürttüğünüz süre kadar doğru şekilde köpürtmek de önemli. Tabii bu bahsettiğimiz 20 dakikayı sabun köpükleriyle oynayarak geçirmemek gerekiyor. Elleri tam anlamıyla ovalamak şart. Ellerinizi ovalarken oluşan sürtünmeyle birlikte elleriniz kirden ve mikroplardan da arınmış oluyor. Elinizdeki parmak arası gibi ulaşması zor olan yerleri de unutmayın. Hatta inanamayacağınız kadar çok sayıda canlının yaşadığı tırnaklarınızın altını bile!

  1. El Antiseptiği Kullanmak

Eğer su ve sabuna ulaşma imkânınız yoksa el antiseptiği son çareniz olabilir. El antiseptiği mikropları öldürebilir. Ancak, bu ürünlerin etkili olması için en az yüzde 60 oranında alkol içermesi gerekiyor. (13) Alkolsüz el antiseptiklerinin etkinlikleri de her birinin içeriğine göre farklılık gösteriyor.

Bu nedenle, bu ürünlerden alırken sentetik kokululardan uzak durun. Çünkü birçok doğal besin marketinde çiçek özü yağları içeren el antiseptiklerini bulmanız mümkün. İçeriğinden yüzde yüz emin olmak istiyorsanız, antibakteriyel çiçek özü yağları kullanarak kendi el antiseptiğinizi kendiniz de yapabilirsiniz.

El Yıkarken Özetle Aşağıdaki Hususlara Dikkat Etmeliyiz:

  • Antibakteriyel sabunları ve sıcak suyu unutun. Sıvı sabunları tercih edin. Benim şahsi tercihim zeytinyağlı sabundan yana.
  • El kurutma makinesi ve kâğıt havlu arasında kaldığınızda tercihinizi kâğıt havludan yana kullanın. Ancak, kurulamadan önce elinizi on iki defa silkelemeyi ve havluyu ikiye katlamayı unutmayın. Gerçekten ihtiyacınız olan sadece bir adet havlu.
  • Ellerinizi durulamadan önce 20 saniye boyunca sabunla köpürtün.
  • Eğer el antiseptiği kullanmak zorunda kalırsanız, kokusuz veya çiçek özü yağları ve en az yüzde 60 alkol içeren ürünleri tercih edin. Zor zamanlar için belki de en iyi seçenek kendi el antiseptiğinizi kendinizin yapması.

*Bu makale Dr. Axe- Food is Medicine sitesinden alınarak Türkçe’ye çevrilmiştir.