Yaşlanma Karşıtı Büyük Buluş: Yaşlı Hücreleri Gençleştirerek ‘Sağlık Ömrünü’ Uzatma Formülü

*Bu yazı, newatlas sitesinden alınarak Türkçe’ye çevrilmiştir. Bu yazının içeriğiyle ilgili Habit Gıda AŞ’nin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. bu yazı sadece bilgilendirme amaçlı olup, İngilizceden Türkçeye çevrilmiş olup, hiçbir şekilde sağlık tavsiyesi içermemektedir. Bu yazı dolayısıyla okuyucularda oluşabilecek sağlık sorunlarından Habit Gıda AŞ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Okuyucular bu yazının içeriğiyle ilgili kendi sağlık durumlarına göre doktorlarına danışmadan herhangi bir eylemde bulunmamalıdır.  Sağlığınızla ilgili her türlü konuda doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Yaşlanma Karşıtı Büyük Buluş: Yaşlı Hücreleri Gençleştirerek ‘Sağlık Ömrünü’ Uzatma Formülü*

 

healthspan

Yaşlanma karşıtı yeni bir araştırma, yaşam süresinden ziyade ‘healthspan’ değimiz sağlıklı geçirilen zaman dilimini artırmaya odaklanıyor. Hayatın son 20-30 yılını hastalıklarla geçirerek bir asır yaşamanın pek de bir anlamı olmasa gerek. Buradan hareketle, ölü hücreleri canlandırarak onları gençleştirmeyi başaran bir grup bilim insanı ‘sağlık ömrünü’ uzatmada muazzam bir başarıya imza attılar.

Yaşlanma karşıtı araştırma yapan çoğu bilim insanının hedefinde yaşlanan hücreler vardır. Bölünmeyen bu yaşlı hücreler yaşa bağlı gelişen birçok hastalığın sebebi olabilir. Normalde bağışıklık sistemi tarafından vücuttan atılan bu hücreler, yaşlandıkça bağışıklık sistemi eski etkinliğini kaybettiğinden vücuttan atılamaz ve birikmeye başlar.

Bu yaşlı hücrelerin vücuttan atılması amacıyla “Senolytic” isimli yeni bir ilaç grubu üretildi ve bu ilacın sağlık ömrünü uzatmadaki başarısı hayvanlar üzerinde kanıtlandı. Exeter ve Brighton Üniversitesi’nden araştırmacıların bu son çalışması, aslında meseleye farklı bir yaklaşım getiriyor. Araştırmacılar, yaşlanan hücreleri vücuttan atmak yerine, onları canlandırarak yeniden genç hücre gibi işlev görmelerini sağlıyorlar.

Araştırma ekibinden Profesör Lorna Harries, bunun insanların ömür boyu sağlıklı olmalarını sağlamada ilk adım olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, Prof. Harries, bazı kimyasallar kullanılarak, yaşlanmayla birlikte görevlerini yerine getiremeyen temel gen gruplarının harekete geçirildiğini ve yaşlı hücrelerin de aktif hale getirilebildiğini belirtiyor.

Resveratrol analoglar olarak bilinen bileşikler tedavinin en önemli parçası. Resveratrol, bitter çikolata, yaban mersini ve özellikle kırmızı şarapta doğal olarak bulunuyor. Onlarca yıldır araştırılmasına rağmen, resveratrolün sağlık açısından faydaları tam olarak açığa çıkarılamamıştır.

Söz konusu yeni çalışma, resveratrolü temel alan yeni bir tür bileşik oluşturarak, laboratuvar ortamında bunun canlı insan hücreleri üzerindeki etkilerini araştırıyor. Elde edilen sonuçlar oldukça ümit verici. Resveratrol analoglarla tedavi edilen yaşlı hücreler, yalnızca birkaç saat içinde yenilenerek hücresel faaliyetlerde görev alan proteinleri üretmeye başlıyorlar. Aynı zamanda bu hücreler, yaşla birlikte kısalan telemorlerin de uzamasında etkili oluyor.

Proje araştırmacılarından Eva Latorre, durumu şu sözlerle ifade ediyor: “Hücre kültürü üzerinde yenilenen hücreleri görünce gözlerime inanamadım. Yaşlı hücreler tıpkı birer genç hücre gibi görünüyorlardı. Bu tamamen bir mucizeydi. Deneyi birçok kez tekrar ettim, her seferinde hücreler kendini yeniledi. Araştırmanın sonuçları ve olası etkileri oldukça heyecan verici”.

Araştırma henüz başlangıç aşamasında olmasına rağmen, yaşa bağlı dejeneratif hastalıkların tedavisinde ve yaşlı kimselerin ‘sağlıklı yaşam sürelerini’ uzatmada yeni bir çığır açacak gibi duruyor.

Bu araştırma BMC Cell Biology isimli dergide yayımlanmıştır.

Kaynak: Exeter Üniversitesi

*Bu yazı, newatlas sitesinden alınarak Türkçe’ye çevrilmiştir.

 

WhatsApp